TUFAN's profile"ı" ı_ı ı= /-\ /\/PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
"ı" ı_ı ı= /-\ /\/ |
|||||
YORUM YAPMAYI BİLMEYENLER YAPMASIN KİMSENİN YORUMUNA İHTİYACIM YOK AYRICA O GÜZEL BU DEĞİL KIZ KİM BU ERKEK NECİ DİYE SORULAR SORUNLAR VARSA DİREK MAİL GÖNDERSİN BEN GEREKEN CEVABI VERİRİM ...
|
YILIN SORUSU ?????ÖZAL ÖLDÜ SOLCU OLDUK,
TÜRKEŞ ÖLDÜ SAĞCI OLDUK,
HİRANT DİNK ÖLDÜ ERMENİ OLDUK,
BARIŞ AKARSU ÖLDÜ ROCK'CI OLDUK
ALLAH GÖSTERMESİN BÜLENT ERSOY ÖLSE NE OLCAĞIZ?? TÜRK MÜYÜZ ?Türk’üm diyorsun : Türkçe kullanmaya özen gösteriyor musun ?
kadınların öğrenmesi gerekenler :D:::Hanımların evlenmeden önce mutlaka alması gereken dersler... KONU 1. Yakınmadan anlatım teknikleri.
KONU 2. Alışveriş yapmadan stres atma yöntemleri.
KONU 3. Hamam böceği bir insani yutabilir mi?
KONU 4. Karar verme teknikleri. Ne giyeceğine karar verebilme üzerine uygulama.
KONU 5. Direksiyonu hiç değiştirmeden ileri gidip tekrar geri
gelindiğinde araba usanıp da düzgün park eder mi?
KONU 6. Annesinin yaptığı böreği yemesi ile karısına ihanet etmesi arasındaki kavramsal farklar?
KONU 7. Çamaşır makinesine atmadan önce neden cepleri boşaltmak gereklidir?
KONU 8. Evde eşyalar kullanıldıktan sonra neden tekrar yerine konmalıdır?
KONU 9. Hanıma sıklıkla hediye almanın, çiçek getirmenin ve
dışarıya yemeğe götürmenin ekonomiye etkileri. KONU 10. Erkekler (eşler) neden sadece yere bakarak yürüyemezler?
KONU 11. Telefonda kısa konuşma teknikleri.
KONU 12. Ocakta bırakılıp gidilen tencerenin dibi neden bir süre sonra yanar?
KONU 13. 12 çiftten daha az ayakkabı ile hayatta kalma teknikleri.
KONU 14. Paket paket diyet bisküi yiyerek neden kilo verilemez.
KONU 15. İhmal hesapları. Duble hamburgerin yanında içilen kolanın diyet olup olmaması neden önemli değildir.
KONU 16. Bellek geliştirme teknikleri. Cep telefonu pin kodu akılda nasıl tutulabilir.
KONU 17. Karmaşık teknoloji ürünlerini kullanabilme. Cep telefonunda numara kaydetme üzerine uygulama. Televizyon kumandasında kanal kaydetme üzerine alıştırma.
KONU 18. Gazete okuyan erkeğe katlanabilme.
KONU 19. Final maçının oynandığı saatte beşinci tekrar oynayan diziyi seyretmemek birşey kaybettirir mi?
KONU 20. Neden erkekler hafta sonu dinlenmek isterler.
KONU 22. Yoldan gecen herkes sizin gideceğiniz yeri bilir mi? Bilenler de her zaman doğru tarif eder mi? Bilmeyenler her zaman "bilmiyorum" der mi?
KONU 23. Kredi kartıyla satın alma ile bedava alma arasındaki farklar. Kredi kartı borcunu kim öder?
KONU 24. Hiçbir zaman giyilmeyecek bir pantolonu indirimde yari fiyatına almakla kim kar eder?
KONU 25. Şerit değiştirirken özellikle de sol şeride geçerken her zaman frene basmanın anlamsızlığı.
KONU 26. Arabayla köşe dönerken direksiyonu sonuna kadar çevirip gaza öyle basmanın gerekip gerekmediği konusunda görüşler DÖVERİM VEEE EVLENME TESTİDayak Köşede müşteri bekleyen sokak kadınına yaklaşan adam :
-Kaça, diye sordu... Saatiniz kaça? -10 Milyon lira... -Ben onmilyon değil, tam yüzmilyon lira veririm... -Gerçekten mi? -Gerçekten ya... Valla veririm hemde yüzmilyon lira... Ama döverim ben ... -Amaaaaan. Yüzmilyonu verde döv... Otele doğru yürüdükleri sırada adam yineledi : - Bak söyleyeyim fena döverim ben ... -Döv canım, yüzmilyonu ver de... Soyundukları sırada adam : -Son defa söylüyorum fena döverim. -Amaaaaan be!... Dövermiş.... Ne kadar döversin yani? -Vallaaa parayı geri alıncaya kadar döverim... evlenme testi....!!! Genç bir erkeğin dört kız
arkadaşı vardı ve bir türlü hangisiyle evleneceğine karar veremiyordu. En sonunda doğru kararı verebilmek için bir test yapmaya karar verdi. Her birine 1000$ verdi ve; - "bu parayı istediğiniz gibi harcayın" dedi.. Birinci kız arkadaşı kendisine yeni elbiseler ve ayakkabılar aldı, kuaföre ve güzellik salonlarına gitti. Genç erkeğe geri geldiğinde söyle dedi: Senin için en güzeli ben olmak istiyorum, çünkü seni seviyorum!" İkinci kız arkadaşı ise genç
erkeğin tuttuğu takımın iki > kombine biletini,en sevdiği türden bir suru video CD ve bir ay yetecek bira ile geri geldi ve söyle dedi: "Bunlar senin için aldığım hediyeler, eminim seni mutlu edecektir, senin mutlu bende mutlu olacağım ." Uçuncu kız arkadaşı ise bu
parayla iyi bir yatırım yaptı ve kısa bir sure içersinde para kendini ikiye katladı ve bu parayida çeşitli yatırım alanlarında kullandı. Genç adama geri gelerek söyle dedi:; "Bana verdiğin parayı birlikte yaşayacağımız mutlu bir gelecek için coğalttım, çünkü seni seviyorum!" Dördüncü kız arkadaşı ise bu
paranın bir kısmıyla bir suru kitap aldı, kalan kısmıyla ise fakirlere yemek dağıttı. Genç adama geri gelerek söyle dedi: "Verdiğin paranın bir
kısmıyla sana layık olabilmek için bir suru kitap aldım diğer kısmıyla ise senin adına fakirlere yemek dağıttım." Genç erkek dört kız
arkadaşının yaptıklarından cok etkilenmişti. Karar vermek için epey bir
sure düşündü....!!!!!!! düsündü.......!!!
düsündü.....!!!! düsündü.....!!!!! ve sonunda büyük memeli olanla evlenmeye karar verdi... :::))))))) HAMİLE KADIN :(Hamilelik bir kadinin yasadigi en guzel fakat ayni zamanda da en tuhaf donemlerden biri. Ben de hem sahsimin hemde tanidiklarimin deneyimlerinden yola cikarak hamileligin hallerini size biraz anlatmak istedim... Umarim begenirsiniz
** HAMILE KADIN DUYGUSALDIR**
- hick, hick hick...
- N'oldu askim, bisey mi var? - Daha n'olsun Tankut. Baksana su televizyona... - E ne var, mankenler Laila'da egleniyolar. - Farketmedin mi?? - Yoo neyii. - Bak su ortadaki kirmizili kiz var ya, ben anlarim, gozlerinden belli. Nasil kederli nasil uzgun. Sen bakma egleniyo gibi göründügüne, kim bilir ne derdi var garibin... Dokunsan aglayacak kizcagiz. Hick, hick. - Haydaaaaaaaa......... **HAMiLE KADIN SiNiRLiDiR**
- Ellerine saglik askim, yemek harika olmus. Biraz daha sulu olsaydi.
- Ne demek istiyosun sen Ahmet - Hiic ne diycem. Dedim ki biras daha su...... - Kes kes annadim ben seni annadiiiiiiim. Annen çamur yapsa bayıla bayıla yersin dimi. - Ama hayatim. Ben simdi ne de... - Bak hala konusuyo, o kadar merakliysan annenin yemeklerine gider annenin yanına yerlesir, orada yersin doya doya. - İyi de askim ben simdi annemden bahse.. - He ben durduk yere cikartiyorum yane dimi, kiskaniyo muyum ben senin anneni onu mu demek istiyosun. - Yok hayatim ben kiskandigini filan söylemek isteme... - Kes Ahmet kes, daha fasla konusup sinirlendirme beni. Hem suclu hem güclü yaaaaa... - Haydaaaaaaa.... **HAMiLE KADININ TANIMLANAMAZ AGRILARI VARDIR**
-Ayh. Necdet kalk.
- Noldu hayatim, bi yerin mi agriyo. - Evet ayh, elimi tut da dogrulayim. - Neren agriyo sevgilim. - Nasi annatiyim ki yaa. Boole su sag taraftaki kaburga kemigim sanki kirilmis, damarlari gercistirip boole liflere dogru bastiraraktan. - ??? - Yane sanki boole lifler kopmus da damarlara carparaktan kemiklere boole dolanip da... Annadin dimi? - ??? (saskin bakislar) - Uffff. Uyu Necdet uyuuu. ** HAMİLE KADINLAR FENA ASERİR **
- Mehmeeet.
- ........... - Mehmet kalk. Canim acayip kavun istedi. - Yarin alsam olmaz mi askim yaaaaaaaa. - Tabi ki olmaz. Simdi Alman lazim. - Tamam hayatim alayim. (tam kapidan cikacakken) - Mehmet dur dur. Simdi de soole kaymakli bi ekmek kadayifi cekti canim. Bosver kavunu onu al sen. - Tamam hayatim. - Mehmeeet. Ciktin mi caniiim. - Sole hayatim, tam cikiyodum. - Bak sen kadayifi da birak. Hane gecen belgeselde cikmisti ya boole kirmizi bi meyve, bi tek afrikada yetiisiyomus. Ondan getir sen. - E yuhhh artık. - : ( ** HAMİLE KADIN KISKANC OLUR **
- Ondan soona Melisciim. Ayse Hanim da katildi mi tartismaya.
- HAngi Ayse Hanimmis bu. - E bizim ofisteki memure Ayse hanim. - Daha önce hic bahsetmemistin bu Ayse hanimdan. Niye soz etmedin. - Sirasi gelmemistir hayatim - Bilmemi istemedigin bisey var da ondan mi annatmadin bana bu kadini. - Yok hayatim ne olabilir ki. Alemsin valla. - Sozu gecistirme Kenan. Kim bu Ayse hanim. Ne var aranızda. - Olur mu oole sey askim. Hem kac yasinda kadin. - He oole miii? YAsi kucuk bi citir olsa fena olmas hane dimi? Adisin Kenan. - Haydaaaaa... CİCİ BABAAABir zamanlar İngiliz hükümeti çocuğu olmayan ailelerin bu sorununu çozmek için "Cici Baba" servisi kurmuş.Cici Baba evliliklerinin ilk beş yılında çocuk sahibi olamayanlara yardım eden bir devlet memuru. Smith ailesi de boyle bir servis için başvuruda bulunur , heyecanla "CiciBaba" yi beklerken kapı calınır, ancak gelen kişi cici baba adayı değil,kapı kapı dolaşan bir bebek fotoğrafcısıdır. Konuşma şöyle gelişir: Ms Smith: Günaydın SATICI : Günaydın efendim ben şey için gelmiştim Ms Smith: Açıklamanıza gerek yok kocam herşeyi anlattı. Buyrun içeri girin SATICI : Öylemi? Bebek işinde üstüme yoktur, özellikle ikizlerde. Ms Smith: Kocamda öyle söyledi buyrun oturun. SATICI : O zaman kocanız belki de size . .. . . . . . . . . . . . . . . . Ms Smith: Aa evet, ikimizde en iyi sonucun böyle alınacağını düşünüyoruz. SATICI : Öyleyse hemen başlayalım. Ms Smith: (KIZARARAK) şey nerede başlamalı? SATICI : Her şeyi bana bırakın. Ben genellikle iki kez banyo küvetinde, bir kez kanapede ve belki bir kaç kez yatakta denerim. Bazen oturma odasının halısınde iyi oluyor Ms Smith: Banyo ! ! Oturma odasının halısı! ! ! Neden bizim beceremediğimiz anlaşılıyor. SATICI : Şey hanımefendi , hiç kimse ilk seferinde iyi bir sonuç garanti edemez ama altı yedi kere denersek bir tanesi mutlaka şahane olacaktır. Ms Smith: Afedersiniz ama biraz fazla olmuyor musunuz? SATICI : Kesinlikle değil benim işimde insanlar aceleci olmamalıdır. Ms Smith: Başarılı oluyor musunuz bari? SATICI : (Çantasını açarak bebek fotoğrafları gösterir)Şu bebeklere bakın bunlar benim işlerim. Bakın bu dört saat sürdü. Ms Smith: Evet çok güzel bir bebek SATICI : Fakat gerçekten güç bir iş. Görmek istiyorsanız şuna bakın, ister inanın ister inanmayın bu Londra'nın ortasında , otobüsün üzerinde oldu. Ms Smith: TANRIM ! ! ! ! ! ! ! SATICI : Bunlar da şehrin en şirin ikizleri.Anneleri ile çalışmanın ne zor olduğunu bilseniz ikizlerin şirinliğine daha cok şaşırırsınız. Ms Smith: Öyle mi ? SATICI : Sormayın. Şununda işi doğru yapabilmek için onu Hyde Park'a göturdüm. Herkes çevremizi sardı. Peş peşe dört beş tam boy ve iş bitti. Ms Smith: Dört beş tam boy ! ! ! ! ! SATICI : Evet üstelik üç saatten fazla sürdü. Sonunda bir kaç kişi kalabalığı tuttu . Karanlık olmadan önce yeniden denemeliydik ancak serçeler aletimin uzerine konup gagalamaya başladılar bu yüzden işi bırakmak zorunda kaldık. Ms Smith: Yani gerçekten serçeler şeyinizi aaa-aletinizi ısırdıler mı? SATICI : Evet böyle şeyler oluyor tabi. Ben tekniğimi geliştirmek için tam üç yıl harcadım. Mesela şu bebek. Bu neticeye ancak büyük bir mağazanın ön vitrininde ulaşabilirsiniz. Ms Smith: Bu kadar da olmaz! SATICI : Hanfendi hazırsak ayaği alıp geleyim. Ms Smith: Ayak mı ? ? ? ? ! ! ! ! ! SATICI : Aa evet , ağır olduğu için sürekli elde taşımak zor oluyor bunun için ayak kullanıyorum. - Hanımefendi . . . . . Hanımefendi . . . . . Hayallah neden bayıldı şimdi bu. . . SEVGİ GARİP ŞEYSEVGİLİSİNİN DUYGUSUZ OLDUĞUNDAN YAKINANLARA BİR HİKAYE Sabah uyandığında midesinde bir yanma hissetti.
Yanmanın nedeni aksam yedikleri değil,uyanır uyanmaz bugün yapacaklarının aklına gelmesiydi. Bugün 2 yıldır ******ürmeye çalıştığı bir birlikteliği bitirecekti.Aslında bunu yapmakta geç bile kalmıştı. Bitmeli dedi içinden,her gün bu tatsız uyanış bitmeli.’ Genç adam bunları düşünürken suratı şekilden sekile giriyordu. Süratle giyinerek dışarı çıktı. Bugüne kadar hiç bekletmemişti onu, simdi de bekletmemeliydi. İstanbul, soğuk ve yağmurlu bir Nisan ayı yasıyordu. Genç adam gökyüzüne bakarak iç geçirdi; ’Bulutlar bizim yasayacaklarımızı biliyor. onlar bile ağlıyor halimize...’ BULUSMA VAKTI...
Artık Kadıköy iskelesindeydi. Birkaç dakikalık beklemeden sonra karsıdan kız arkadaşının geldiğini gördü. Simdi midesindeki ağrı daha da artmıştı. Beşiktaş’a geçtiler. Yolculuk sırasında hiç konuşmadılar.
Genç kız,sevgilisinin bu durgunluğuna anlam verememişti. Nereden bilecekti bugün ayrılık çanlarının çalacağını... Beşiktaş’a geldiklerinde bir cafe de oturdular. Genç kız anlamıştı sevgilisinin kendisine bir şey söylemek istediğini. ’Bana bir şey mi söylemek istiyorsun’ diye sordu. Genç ad*** gözlerini kaçırarak ’Evet’ dedi. Genç kız heyecanlanmıştı, biraz da sinirlenerek ’Söylesene, ne diye bekliyorsun’ dedi. Genç adam içini çektikten sonra ’Sence biz nereye kadar gideceğiz?’ diye sordu. Genç kız, ’Bunu sorma gereğini niye duydun?’ diye yanıt verdi. Genç adam söze başladı... ’’Birkaç ay önce aksam 23:00 civarında sana telefon açıp senin için yazdığım şiiri okumak istemiştim. Sen bana ’Sırası mi simdi canim yaa, isin gücün yok mu?’ demiştin. Biliyor musun o an nakavt olan bir boksör gibi hissettim kendimi. Özür dileyip telefonu kapatmıştım. Daha sonra da bu şiiri benden hiç istememiştin. Geçenlerde hasta olup yataklara düştüğümde arkadaşlarımla birlikte sen de gelmiş, Meralin ’Sen şanslısın, sevgilin sana bakar’ sözüne ’İşim yok da sana mi bakacağım, annen baksın’ demiştin. Hatırladın mı?’’ DUYGUSALLIGI SEVMEM... Genç kız, ’Biliyorsun ben duygusallığı sevmiyorum. Hem hasta bakici gibi göründüğümü de kimse söyleyemez’ diye yanıtladı. Genç adam güldü, ’Evet canim haklisin. Zaten olmak istesen de bu kalbi taşıdığın sürece hasta bakici, hemşire falan olamazsın. ’ Genç adam devam etti... ’Bana şimdiye kadar kaç kere sabahın erken saatlerinde güzel sözcüklerden oluşan bir mesaj çektin? Hiç...Hatta günün hiçbir saatinde çekmedin. Duygusallığı sevmeyebilirsin. Ama sen seni seven insanları da mutlu etmeyi sevmiyorsun. Halbuki ben senin tam tersine kendimden çok insanları mutlu etmeyi seviyorum. Seni tanıdığımdan beri her sabah, her aks*** her gece yani seni andığım her saat tatlı bir mesajım vardı senin için biliyor musun? Seninle ben AKLA KARA gibiyiz. ’ Genç kız anlamıştı, ’Yani ne istiyorsun benden sair olmamı mı? ’ Genç adam tekrar gülümsedi içinden. Dün gece verdiği ayrılık kararının ne kadar doğru olduğunu düşündü. ’Hayır’ dedi, ’Sair olmanı istemiyorum. Olamazsın da... BIZ AYRILMALIYIZ. Ayrılırsak ikimiz için de en hayırlısı olacak.’ Genç kız şaşırmıştı, ’Neden ama? Ben seni seviyorum. Senin de beni sevdiğini sanıyordum.’ Genç adam iç çekerek ’Hayır canim, sen beni sevdiğini sanıyorsun. Eğer beni sevseydin simdi başka şeyler konuşuyor olurduk’ dedi. Genç kızın gözleri yaşarmıştı. Genç adam cebinden çıkarttığı mendili uzattı, genç kız gözyaşlarını silerek ’Sen bilirsin, umarım beni bir başkası için bırakmıyorsundur...’ dedi. Genç adam ’Nasıl böyle bir şey düşünürsün, senden başka kimse olmadı ve uzun zaman da olacağını sanmıyorum’ yanıtını verdi. Genç adam ve genç kız iki sevgili olarak oturdukları masada Artık iki yabancıydılar. Birkaç dakika sessizce oturduktan sonra Genç kız, ’Kalkalım istersen’ dedi. Genç adam ’Ben biraz daha burada kalmak istiyorum, istersen sen kalkabilirsin’ diye yanıtladı. Genç kız ’Tamam o zaman sana mutluluklar dilerim’ diyerek elini uzattı. Genç kızın sesi ve eli titriyordu. Genç ad*** ’İstersen arkadaş kalabiliriz’ dedi ve birbirlerine son kez sarıldılar. ’BEN DOGRU YAPTIM..." Genç adam doğru yaptığına inanıyordu. Eve döndüğünde yürümekten bitap bir haldeydi. Odasına girdi. Gece bitmek bilmiyordu. Sabah erken kalkıp ise gidecekti, uyumalıydı.Birkaç saat sonra uykuya dalmayı başardı.Sabah 7’de saatin ziliyle uyandı. Evden çıkacağı zaman cep telefonuna baktı, mesaj ve 10 cevapsız arama vardı. Yorgun olduğu için Duymamıştı telefonun sesini. Aramalar ve mesaj sevgilisindendi. Heyecanla mesajı açtı, şunlar yazıyordu: SADECE ONLARI SEVMEYI SEVDIM,
HEPSINI ONLARSIZ YASADIM DA, BIR SENI SENSIZ YASAYAMIYORUM, BU ASKI TEK KALPTE TASIYAMIYORUM, SANA YEMIN GÜZEL GÖZLÜM, BIR TEK SENI SEVDIM, VE SENI SEVEREK ÖLECEGIM, ELVEDA BIRTANEM... Genç adam şaşırmıştı. Onu tanıdığı günden beri ilk defa şiir alıyordu ve üstelik sabahın besinde yazmıştı. Heyecanla onu aradı, telefonu Yabancı bir ses açtı. Genç adam ’’Nalan’ lagörüşebilir miyim?’’Dedi. Ama karşısındaki ağlıyordu, hıçkıra hıçkıra hem de... ’Ben onun annesiyim yavrum, kızım bu sabah intihar etti. Gece sabaha kadar birilerini arayıp durdu.
Sabah odasının ışığını sönmemiş görünce girdim. Yavrum kendini asmıştı....’ YIGILIP KALDI... Genç adam beyninden vurulmuşa döndü. Bir gün önceki mide ağrısının İki katini çekiyordu simdi.Olduğu yerde yığılıp kaldı... Birkaç ay sonra iki doktor konuşuyordu hastanede. Doktorlardan biri diğerine karsıdaki hastanın durumunu soruyordu. Doktor yanıt verdi...’Haaa o mu? Üç ay önce getirdiler. Kendisi yüzünden bir kız intihar etmiş. O günden sonra cep telefonunu elinden hiç bırakmamış. Devamlı bir şeyler yazıp birine yolluyor. Geçenlerde merak ettim. O uyurken gönderdiği numarayı aradım. Numara 3 ay önce iptal edilmiş. Gelen mesajlarda bir şiir var. Bu adam duygusal mi bilmem ama benim anladığım Kadarıyla şiiri yazan çok duygusal biriymiş... "ÇEVRENIZDEKİ İNSANLARIN NE HİSSETTİĞİ YA DA NE DÜŞÜNDÜĞÜN DEN O KADAR
EMİN OLMAYIN, BAZEN BİR KALBİN, İÇİNDE NELER SAKLADIĞINI ÖĞRENDİĞİNİZDE
HERSEY İÇİN ÇOK GEÇ OLABİLİR... KÖTÜ HABER VERME YÖNTEMİKötü haber nasıl verilir ? İstanbul'da üniversitede okuyan genç kız Ankara'daki babasına telefon etmiş; - ''Baba, merhaba Ben Lale''. - ''Ooooo Güzel kızım benim. N'abersin bakalim?''. - ''Hiç sorma babacığım. Hiç keyfim yok valla''. - ''Hayırdır? Bi sorun'mu var?''. Kız ağlamaya başlar babası ise üzüntü ve meraktan kafayı yemektedir; - ''N'ooldu kızım? anlatsana''. - ''Murat evi terketti. Boşanmak istiyormuş''. - ''Ne evi lan? Ne boşanması? Sen ne zaman evlendin'de bosaniyorsun''. - ''Hani senin hiç hoşlanmadığın esrarkeş çocuk vardı'ya ben onunla evlendim''. - ''iyi halt ettin, zilli neyse, artık yapacak bi şey yok. Versin mahkemeye, hemen boşanın''. - ''Boşanalım ama benden 10 milyar istiyor. Eğer vermezsem, iyi zamanlarımızda çektiği çıplak fotoğraflarımı internetten herkese yollayacakmış''. - ''Püüh. Rezil... Çıplak fotoğraf çektirdin, öyle mi?''. - ''Ama babacığım O benim kocamdı. Ne biliyim böyle bir puştluk yapacağını''. - ''Peki Olan olmuş artık. Yarın havale ederim parayı ögleden sonra Bankaya gidip çekersin sonra da alıp yakarsın o kahrolası fotografları''. - ''Sağol baba Eeee şey bi'de kürtaj için 2 milyara ihtiyacım var''. Adam artık iyice fenalaşır. Boğuk bir sesle konuşur; - ''Kürtaj'mı? Bi'de hamile'mi kaldın o çocuktan sen?''. - ''Aslında ondan değil... Zenci bi çocuk vardı... Zaten o yüzden ayrılıyoruz'ya''. Adam bayılmak üzeredir. Nabzı yükselir, tansiyonu düşer, artık inleyerek konuşmaktadır; - ''Biz seni oraya okumaya yollamıştık. Sen ne haltlar çevirmişsin. Allahım nedir bu başımıza gelenler okulu bitirir bitirmez Ankara'ya dönüyorsun, yoksa kırarım bacaklarını''. - ''İstersen hemen dönebilirim babacığım. Ben geçen yıl okuldan atıldım çünkü''. Adam masanın üzerindeki soğuk su dolu sürahiyi başından aşağıya devirir ve ancak bu şekilde konuşmasını sürdürür; - ''Okuldan'mı atıldın? Hani birlikte avukatlık yapacaktık, zilli? Eh ulan sen hele bi gel buraya ben sana yapacağımı bilirim. Evden dışarıya adım attırmiycam sana ilk isteyenle'de evlendiricem''. - ''O iş zor be baba biliyorsun, moda oldu, artık evlenmeden önce eşler birbirlerinden sağlık raporu istiyorlar pek iyi bi rapor sunacağımı zannetmiyorum ben''. - ''Allahım, çıldıracağım bir de cinsel hastalıklar haaa... kesin o zencidendir''. - ''Çok pis arkadaşları vardı. Bilmem artık hangisinden kapmışımdır''. Güm diye bir ses duyulur. Adam kısa bir süre için kendinden geçmiştir ancak hemen kendisini toparlayıp tekrar telefonu alır. - ''Hemen bu akşam dayını yolluyorum oraya seni alıp gelecek. Adresini ver bakim''. - ''Mahmutpaşa Karakolu'ndayım gelirken kefalet için de biraz para getirsin yanında''. - ''Karakol'mu? bi'de karakola'mı düştün layyynnn? Ne yaptın?''. - ''Dün kafam çok bozuktu, çok içmişim. Araba kiralayıp dolaşmaya çıktım. O kafayla Arnavutköy'de kokoreççi dükkanına girdim. Ama neyse'ki kimse ölmedi. Dükkan sahibiyle kiralık araba firmasına biraz para vermek gerekir sanırım'' Adam artık iyice fenalaşmıştır. Hatta fenalaşmak ne kelime adeta kahrolmuştur. Telefonda kısa bir sessizlik olur. Kız tekrar konuşmaya başlar; - ''Babacığım sakın üzülme bütün bunlar bir şakaydı. Ben sadece sınıfta kaldığımı söylemek için aramıştım''. Bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykırır; - ''Canın sağolsun be güzelim, boşveeerrr. Okul'da neymiş? Hiç mühim değil, tatlı canın sağolsun senin''...
TEKNOLOJİLan Bahtiyar ben senden ayrılmak istiyom. Zıkkıldım senden Yaani Bir tat bir doku bırakmadın adamda.
-Saçmalama Güzide. Hiçbir yere gidemezsin. -Beni silahınnan mı korkutacan Bahtıyar. (Bahtiyar elinde cep telefonunu sallayarak) -O silah değil , bu silah daha möhim artık Güzide. -Silah dediğin alalade bir cep tilifonu Bahtiyar.Kafayı mı yedin sen? -Hah işte cep telefonu sayesinde artık aşkımız sonsuza kadar yaşayacak Güzide. Çünkü ben benimlen senin sevişme görüntülerini aha bu tilifona gaydettim. Hak yolunu da çektim , bok yolunu da. -Etme Bahtiyar ben senin nikahlı karınım lan hayvan. -Tamam işte sen nikahımdan düşersen bu resimler de interinet ortamına düşecek. Üstelik file name olarak ta senin adını ve cep telefonunu vericem. Ben denedim çok eyi verdi bi de siz deneyin korkmayın arayın diye yazıcam subjektine da. -Peki bu görüntüleri internette seyredenler koca götlü Remziyenin abisi Bahtiyar'a bu yakışmış mı şimdi demezler mi? -Demezler lan .. Hem nerden bilsinler bacım Remziyenin koca götünü -Bilecekler işte. Çünküüü ben de senin bacılarının çıplak vidyolarını hamamda çektim . -Onu da çekttim Bahtiyar. Senin babanla ananı çektim. Üstelik babanın kuşu ötmüyordu o da belgelendi allahıma bin şükür. -Bunu bana yapamazsın Güzide. -Ben yapmadım Bahtiyar , soni erikson yaptı. O çekti , o pişirdi. -Sen o görüntüleri internete verirsen ben de senin bubanın eşeklen çekilmiş görüntülerini internete veririm. -Saçmalama bahtiyar babam kalp hastası ya ölürse. -Valla görüntülerde hiç ölecek gibi durmuyordu. -Sen babamın eşekle görüntülerini verirsen ben de senin emminin ahırda yediği naneleri internete veririm. -Benim emmimi de eşekle mi çektin. -Hayır ananla çektim. -Etme yahu. Benim emmim anamı mı? -Evet hem de memoriyi doldurdacak kadar. Aha böyle. İnsan biraz da amcasına çeker canım. -Ehi ehi ehi. -Ehi ahi ya. Sonra söyleniyon nereye diye? -Güzide sen beni terketmek istiyordun değil mi? -Evet. -Tamam o zaman. Görüntüleri bağa ver git nerde istersen yaşa canım . Memlekette demokrasi var ne de olsa. -He ya. Sen de çektiklerini bana ver. Ne de olsa memlekette demokrasi var değil mi? -Peki boşanmak için hakime ne diyecez Güzide. -Şiddetli geçimsizlik deriz boşar. Eğer boşamazsa kendi bilir valla.Onu da uygunsuz durumda çektim . -Kiminlen? -Benimlen elbet. İşi sağlama aldım yaani. -Lan sen de az ırıspı değilmişsin güzide. -Eeee megapiksel dünyası Bahtiyar. Artık tetikte olmak lazım. |
|
|||
|
|